Olta Kalamarı
“O sene acayip Bozcaada kalamarı yapmış. Dayanamamışız hem babam almış hem ben almışım. Böyle böyle neredeyse beş yıllık kalamarı birkaç ayda satın almışız. Babamın korktuğunu hatırlıyorum. İsraftan hiç hoşlanmazdı. Ürünü bozmamak için düşünmeye, tarifler geliştirmeye başladı. Peşi sıra tariflerin gelmesi çok sürmedi; kalamar dolması, kalamar mücver, kalamar yemeği, kalamar sote, kalamar ızgara, kalamar çorba, kalamarlı pilav, kalamarlı erişte derken babam beş ayda bizim beş senelik kalamarı tüketti.
İşte bu da bize bir ders oldu, israf konusunda aşırı duyarlı ve titiz bir işletme olduk.” Burada bir not da ben eklemeliyim, 7 Mehmet Restoran’ın en imrendiğim özelliklerinden biri olan sıfır israf kültürünün bir kötü yanı var. Bazı yemekleri bulmak artık bir hayli zorlaştı. Kendi içinde çelişen bir şey söylediğimin de farkındayım ama durun, açıklayabilirim! Örneğin bazı balıkların ciğerlerinin sotelerini yapar 7 Mehmet ustaları. Böyle balıkların kendisindense ciğerlerini yemeyi tercih ederim. Ama öyle bir hal aldı ki benim gibi müdavimi çok olduğundan bazıları için “artık yemek” denebilecek bu güzellikleri bulmak için ana ürünü birilerinin tüketmesi gerekiyor ki israf edilmemesi gereken parçaları size düşsün. Öyle tersine döndürdüler işi!