Restoranın Doğuşu
“Torun” Mehmet, “dede” Mehmet’in ilk lokantasını açışını anlatmaya başlıyor... “Dedem çalıştığı lokantada çırak olarak işe başlamış. Zaman içerisinde kalfalığa, kalfalıktan da ustalığa geçmiş. Bizim meslekte de her çırağın hayali, bir gün kendi iş yerini açmak ve oraya usta olmaktır. Dedem de o noktaya geldiğini hissetmiş. Dedem askerden döndükten sonra ustasının yanına gidip kendi lokantasını açmak istediğini söylemiş. Ve babama anlattığı, babamın da bana aktardığı kadarıyla tek hayali, Antalyalıyı lokantasının kapısında kuyruklar oluşturacak şekilde görmek ve en iyi şekilde ağırlamakmış. 1937 yılına gelindiğinde, dedem henüz 21 yaşındayken, Antalya Belediyesi'nden kiraladığı, şimdi herkesin 7 Mehmet Restoran olarak bildiği, bizim de ticaret sicil kayıtlarımızın dayandığı ‘Belediye Lokantası’ adındaki dükkânını açmış.
Açılış günü çevredeki esnaf, 7 Mehmet’in ücretsiz dağıttığı tereyağlı işkembe çorbasını içmiş. Dedem de herkese kendini tek tek tanıtıp artık burada bir dükkânı olduğunu söyleyip uğurlamış. Sonraki gün sabaha karşı 4’te dükkânında ocağının başına geçip, bir gün önce servis ettiği çorbanın aynısını hazırlamaya başlamış. Günün ilk ışıklarıyla, bir gün önce çok beğendikleri o çorbadan tekrar içmek için gelen esnafın yoğunluğuyla dedemin hayali daha ikinci gününde gerçek olmuş ve ‘Belediye Lokantası’ kapısında Antalyalı esnaf kuyruk oluşturmuş. Lokantanın açılışından kısa bir süre sonra yayınlanan bir genelgeyle işletmelerde devlet kurumlarının isimlerinin yer alması yasaklanmış. Dedem de ‘Belediye Lokantası’ olarak bilinen dükkânının adını, insanlar onun adıyla restoranı tanıyıp bilsin diye ‘Yedi Mehmet Lokantası’ olarak değişmiştir. Bu arada insanların pek de bilmediği bir “ilk lokanta hikâyesi” daha var. Dedem daha Belediye Lokantası’nı açmadan, lokanta açma hayalinin en ateşli olduğu zamanlarda kendisine biri gelip ‘Gel beraber lokantacılık yapalım’ demiş. Dedem, kendine ait ilk lokantasına bir ortak, bir de çırakla birlikte başlamış. Bir ay kadar da işler gayet güzel devam etmiş. Ancak sonrasında ortağının uyumsuz davranışları sebebiyle düzenleri bozulmuş. Ortağı, dedemin çırağına ‘Bak bakalım 7 Mehmet kasadan aşırıyor mu?’ diye sormuş ve bu da dedemin kulağına gelmiş. Bu yakışıksız soruya çok sinirlenen dedem, biraz da sıradışı bir karaktere sahip olduğu için eline aldığı balyozla her yeri yıkarak dükkânı ortağına teslim edip çıkmış.”